<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsimsizSevda.Com</title>
	<atom:link href="http://www.isimsizsevda.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.isimsizsevda.com</link>
	<description>Yüreğinin Sesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 20:45:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sentetik Şeker Nedir ? Nasıl Üretilir &#124; Faydaları ve Zararları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/sentetik-seker-nedir-nasil-uretilir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sentetik-seker-nedir-nasil-uretilir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/sentetik-seker-nedir-nasil-uretilir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:45:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/?p=12584</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda sizlere sentetik şeker hakkında bilgi paylaşıyoruz.Yazının tamamını okumanız tavsiye edilir&#8230; California Üniversitesi’nden Fernando Gomez-Pinilla ve ekibinin fareler üzerinde yaptığı araştırma, şekerli içecekler ve bazı gıda maddelerinde yaygın kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıda sizlere sentetik şeker hakkında bilgi paylaşıyoruz.Yazının tamamını okumanız tavsiye edilir&#8230;<br />
California Üniversitesi’nden Fernando Gomez-Pinilla ve ekibinin fareler üzerinde yaptığı araştırma, <strong>şekerli içecekler</strong> ve bazı gıda maddelerinde yaygın kullanılan sentetik şekerin beyin faaliyetlerini yavaşlatabileceğini ve hafızayı olumsuz yönde etkileyebileceğini gösterdi.</p>
<p>Daha önceki araştırmaların <strong>sentetik şeker</strong>in, yetişkinlerde <strong>şeker hastalığı</strong>nı, obeziteyi ve karaciğerde yağlanmayı tetikleyebileceğini ortaya koyduğunu ancak bu araştırmayla ilk kez söz konusu şekerin beyne de zarar verebileceğinin belirlendiği vurgulandı.</p>
<p>Gomez-Pinilla, bu tür sentetik şekerle beslenmenin uzun vadede öğrenme ve hafıza bozukluklarına yol açabileceğini ancak balık, keten tohumu gibi <strong>Omega-3 yağ asitleri</strong> bakımından zengin besinlerin alımıyla zararın en aza indirilebileceğini belirtti.</p>
<p>Araştırma &#8220;Journal of Physiology&#8221; dergisinde yayımlandı.
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/sentetik-seker-nedir-nasil-uretilir-faydalari-ve-zararlari-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahve&#8217;nin yararları faydaları nelerdir? Günde Kaç Fincan Kahve içilmelidir?</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/kahvenin-yararlari-faydalari-nelerdir-gunde-kac-fincan-kahve-icilmelidir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kahvenin-yararlari-faydalari-nelerdir-gunde-kac-fincan-kahve-icilmelidir</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/kahvenin-yararlari-faydalari-nelerdir-gunde-kac-fincan-kahve-icilmelidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/?p=12579</guid>
		<description><![CDATA[Kahvenin Faydaları Nelerdir? Kahve&#8217;nin Zararları Nelerdir? Kahve nasıl yapılır? Kahve Çeşitleri nelerdir? Konularında sizlere makale paylaşıyoruz. Günde üç fincan kahve içen yetişkinlerin bazı hastalıklara bağlı ölüm riskinin yaklaşık yüzde 10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahvenin Faydaları Nelerdir? Kahve&#8217;nin Zararları Nelerdir? Kahve nasıl yapılır? Kahve Çeşitleri nelerdir? Konularında sizlere makale paylaşıyoruz.<br />
Günde üç fincan kahve içen yetişkinlerin bazı hastalıklara bağlı ölüm riskinin yaklaşık yüzde 10 azalabileceği belirlendi.<br />
Amerikan Ulusal Kanser Kurumu’nun yaptığı araştırmaya 1995-1996’da 50-71 yaşında olan 400 bin kişi katıldı. Katılımcıların sağlık durumu 31 Aralık 2008’e kadar izlendi.<br />
&#8220;New England Journal of Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan araştırma, günde ortalama üç fincan normal ya da kafeinsiz kahve içenlerin, kalp-damar, solunum, şeker hastalıkları, inme ve yaralanmaya bağlı ölüm riskinin içmeyenlere göre daha az olduğunu gösterdi.</p>
<p><a href="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/kahve.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-12580" title="Coffee beans being poured into a cup" src="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/kahve-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a><br />
Bu sonuçların kahvenin ömrü uzattığı anlamına gelmediğini belirten bilimadamlarından Neal Freedman, kahve içmek ve genel olarak ölüm riskinde azalma arasında bağlantı bulduklarını ifade etti.</p>
<p>Bunun kahve ve ölüm riskinin az olması arasında sebep-sonuç bağlantısı olduğu gibi yorumlanamayacağını belirten Freedman, sonuçların kahvenin sağlığa zararlı olmadığını gösterebileceğini vurguladı.<br />
Freedman, kahvenin farklı binden fazla madde içerdiğini, bu maddelerin de sağlığı olumlu etkiliyor olabileceğini belirtti.
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/kahvenin-yararlari-faydalari-nelerdir-gunde-kac-fincan-kahve-icilmelidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keneden Korunma Yolları &#8211; Keneden Nasıl Korunmalısınız ?</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/keneden-korunma-yollari-keneden-nasil-korunmalisiniz.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=keneden-korunma-yollari-keneden-nasil-korunmalisiniz</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/keneden-korunma-yollari-keneden-nasil-korunmalisiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 19:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/?p=12576</guid>
		<description><![CDATA[kene hastalığı nasıl belli olur ? kene nedir nerde nasıl yaşar? keneden korunma yöntemleri ile ilgili sizlere detaylı konuyu paylaşıyoruz, lütfen yazının tamamını okuyunuz. Sağlık Bakanlığı KKKA Bilim Kurulu Üyesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kene hastalığı nasıl belli olur ? kene nedir nerde nasıl yaşar? keneden korunma yöntemleri ile ilgili sizlere detaylı konuyu paylaşıyoruz, lütfen yazının tamamını okuyunuz.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı KKKA Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hürrem Bodur, hastalıktan korunma yollarını anlattı. Bodur, KKKA vakalarının geçen yıllara göre daha geç görülmeye başlandığını, bunun kışın sert geçmesinden kaynaklanmış olabileceğini söyledi.<br />
Vaka sayılarının 2008 ve 2009 yıllarında en üst düzeye ulaştığını, ancak sonraki yıllarda düşüş yaşandığını anlatan Bodur, düşüş eğiliminin bu sene de devam etmesinin beklendiğini belirtti.<br />
<strong>&#8220;BU SİZİN KENE AMA HASTALIK YAPIYOR&#8221;</strong><br />
Keneyle ilgili halka yönelik eğitimler yapılmasına rağmen, vakaların görülmeye devam ettiğini dile getiren Bodur, &#8221;Hastaneye gelen vakalarda keneyle temas öyküsü var. İnsanlar konunun farkında olmalarına rağmen henüz bilinçlenmediler. Eskiden &#8216;bu bizim kene hastalık yapmaz&#8217; deniliyordu, zannediyorum bu kırıldı. &#8216;Evet bu sizin kene ama hastalık yapıyor&#8217; görüşü işlenmeye çalışıldı. Bu davranış şekline dönüşecek. İnsanlar bu konuda teorik olarak bir şeyler biliyor, ama tam olarak tutum ve davranışlarına dönüştürmediklerini düşünüyorum&#8221; dedi.</p>
<p><a href="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/kenekorunma-yontemleri.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-12577" title="kenekorunma-yontemleri" src="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/kenekorunma-yontemleri.jpg" alt="" width="325" height="253" /></a><br />
Hayvanların ilaçlanmasının da korunmada önemli bir nokta olduğunu anlatan Bodur, şu değerlendirmelerde bulundu: &#8221;Hayvanların ara konak özelliğinden çıkarılması hastalıkla mücadelede büyük önem taşıyor. Bu da ilaçlamayla olur. Vatandaşların da hayvanlardan kene toplama ya da kene kırma gibi yanlış alışkanlıkları var.</p>
<p>Bir de kırsal alanlara giderken şeffaf, açık renk giysiler giyilmeli, eve döndükten sonra da kene kontrolü yapılmalı. Kene tespit edildiğinde çıkartılması için en kısa sürede bir sağlık kuruluşu varsa oraya başvurulmalı, yoksa çok fazla zaman geçirmeden kişiler keneyi kendileri çıkarmalıdır.&#8221;<br />
Kene vücuda tutunana kadar belli bir sürenin geçmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Bodur, &#8221;Bu bazı kene türlerinde 8-9 saati bulabiliyor. Kene tutunduktan sonra beslenmeye başlıyor. İşte virüsü beslenme sırasında bulaştırıyor. O yüzden vücutta kene kontrolü yapılmasını ve varsa en kısa sürede çıkarılmasını istiyoruz&#8221; uyarısında bulundu.<br />
“HASTANEYE GİTMEK İÇİN BEKLEMEYİN”<br />
Bir sağlık kuruluşuna başvurmak için fazla beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Bodur, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8221;Geçen sene örneklerini gördük, kene tutunması olmuş, ama sağlık ocağına gitmek için 2 gün beklenmiş. Bu yanlış bir hareket. Gidemiyorlarsa kendileri çıkarabilirler, ellerine bir naylon geçirerek de çıkarabilirler. Hatta bir arkadaşımızın deyimiyle tarlada ise yaprakla çıkarsın. Önemli olan onu patlatmaya, öldürmeye çalışılmasın, en kısa sürede çıkarsın. Mümkünse sağlık kuruluşuna gidilsin, ama zaman geçecekse kendileri veya bir yakını çıkarsın.&#8221;<br />
KORUNMAK İÇİN KENE-İNSAN TEMASI ÖNLENMELİ<br />
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esin Şenol da geçen yıl vakaların en çok Tokat, Yozgat, Gümüşhane, Bolu, Çankırı, Kastamonu&#8217;da görüldüğünü, ancak Ankara Gölbaşı&#8217;nda da vakalar ortaya çıktığını hatırlatarak, bunun kenelerin başka yörelere geçişinden kaynaklandığına dikkati çekti.<br />
KKKA&#8217;nın kene ya da hasta kişilerle temas nedeniyle bulaştığını belirten Şenol, &#8221;Korunmanın en iyi yollarından biri insan-kene temasının önlenmesi&#8221; dedi.<br />
<strong>VÜCUT KONTROLÜ ÖNEMLİ</strong><br />
Kene kovucuların da etkili olduğunu dile getiren Şenol, kırsal alandan dönüşte vücut kontrolü yapılması gerektiğini söyledi ve şu önerilerde bulundu: &#8221;Özellikle kol altları, kulak çevresi, kemer bölgesi, diz arkaları, saç, bacak arkaları kontrol edilmelidir. Bene benzeyen küçük siyah noktasal siyahlıklar görüldüğünde hemen en yakın sağlık ocağına gidilmelidir. Çünkü kenenin ezilmeden ve kırılmadan bir pensle sağa sola oynatılarak çivi gibi çıkarılması gerekiyor. Kişilerin kendilerinin çıkarması riskli olabilir.</p>
<p>Kenenin üzerine asla alkol, sabun gibi kimyasallar sıkılmamalı ve sürülmemelidir. Kenenin hiç müdahale edilmeden vücuttan uzaklaştırılması gerekiyor. Kenelerin bir kısmı köpek ve kediden gelir ve hastalık bulaştırmaz, ama çıkarılan kenelerin mutlaka bir veterinerde incelenmesi gerekir.&#8221;<br />
Kenelerin, vücuda tutunduktan belli bir müddet sonra kan emdiğine dikkat çeken Şenol, &#8221;Bu nedenle hızlı ve doğru müdahale önemli. Her kene teması KKKA ile sonlanmıyor. Kene kan emdiyse ağzındaki tükürüğü kana bulaştırdığı için hastalık oluyor&#8221; diye konuştu.
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/keneden-korunma-yollari-keneden-nasil-korunmalisiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırışık Önleyici Kremler &#124; Doğal Krem Yapımı &#124; Kırışıklık Bakım Kremi</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/kirisik-onleyici-kremler-dogal-krem-yapimi-kirisiklik-bakim-kremi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kirisik-onleyici-kremler-dogal-krem-yapimi-kirisiklik-bakim-kremi</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/kirisik-onleyici-kremler-dogal-krem-yapimi-kirisiklik-bakim-kremi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 07:30:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/?p=12565</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar için kırışlık başlı başına bir sorundur ve her bayan bu kırışıklıklardan kurtulmak için birçok yöntem denerler. Son zamanlarda Anti Aging adı da sıkça duyulan bir yöntemdir. bu konumuzda sizlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar için kırışlık başlı başına bir sorundur ve her bayan bu <strong>kırışıklıklardan kurtulmak</strong> için birçok yöntem denerler. Son zamanlarda <strong>Anti Aging</strong> adı da sıkça duyulan bir yöntemdir. bu konumuzda sizlere kırışıklıkta kullanılan doğal kremlerden bahsedeceğiz.<br />
Kozmetik ürünlerde bilindiği gibi birçok kimyasal kullanılmaktadır. <strong>Kırışık önlemek</strong>için krem yüzünden kimyasallara maruz kalmayın.</p>
<div id="attachment_12566" class="wp-caption alignnone" style="width: 291px"><a href="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/anti-aging-281x300.gif"><img class="size-full wp-image-12566" title="anti-aging-281x300" src="http://www.isimsizsevda.com/wp-content/uploads/2012/05/anti-aging-281x300.gif" alt="" width="281" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Anti aging</p></div>
<p>Hem ekonomik hem de alerjik olmayan bir <strong>kırışık önleyici krem</strong>i evde yapmak mümkün.</p>
<p>Kayısı çekirdekleri (kayısı çekirekleri içindeki badem) parçalanıp bir kaba koyun, üzerini biraz geçecek kadar temiz su ilave edin, hafif ateşte 15 dakika kaynatın, soğuyana kadar üzeri kapalı halde bekletin, temiz bir tülbentten süzün, elde edilen sıvının miktarı kadar zeytin yağı(asit oranı düşük ve doğal zeytin yağı tercih edilmelidir) ilave edin, hafif ateşte suyu bitene kadar pişirin, yine de su kalabilir, ateşten alınıp yağ ve suyun birbirinden ayrılması için biraz bekletin, üstte kalan yağlı kısım kaşık yardımıyla dikkatlice ayrılıp cam kavanoza koyun.</p>
<p>Cildi besleyici, onarıcı, <strong>kırışıklık giderici</strong>dir. Oda sıcaklığında uzun süre muhafaza edilebilir.
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/kirisik-onleyici-kremler-dogal-krem-yapimi-kirisiklik-bakim-kremi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atkuyruğu saç nasıl yapılır? Atkuyruğu saç nasıl korunur? Videolu Anlatım</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/atkuyrugu-sac-nasil-yapilir-atkuyrugu-sac-nasil-korunur-videolu-anlatim.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=atkuyrugu-sac-nasil-yapilir-atkuyrugu-sac-nasil-korunur-videolu-anlatim</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/atkuyrugu-sac-nasil-yapilir-atkuyrugu-sac-nasil-korunur-videolu-anlatim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 06:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/?p=12562</guid>
		<description><![CDATA[atkuyruğu nasıl yapılır, bozulmayan atkuyruğu, atkuyruğunun bozulmaması, atkuyruğu, saç modelleri hepsi gibi konularda aşağıda uzmanlardan tarafından hazırlanan videoyu sonuna kadar izleyiniz. Atkuyruğu Nasıl Yapılır Sponsor Alanı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>atkuyruğu nasıl yapılır, bozulmayan atkuyruğu, atkuyruğunun bozulmaması, atkuyruğu, saç modelleri hepsi gibi konularda aşağıda uzmanlardan tarafından hazırlanan videoyu sonuna kadar izleyiniz.</p>
<div style="width: 450px;"><object id="uzmanEmbedPlayern0T0v2s2k5U" width="450" height="404" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="WMode" value="Transparent" /><param name="allowFullscreen" value="true" /><param name="allowNetworking" value="all" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/n0T0v2s2k5U" /><param name="allownetworking" value="all" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed id="uzmanEmbedPlayern0T0v2s2k5U" width="450" height="404" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.uzmantv.com/getswf/n0T0v2s2k5U" WMode="Transparent" allowFullscreen="true" allowNetworking="all" allowScriptAccess="always" allownetworking="all" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" wmode="transparent" /></object></p>
<div>
<div style="float: left;"><a id="uzmanlinkn0T0v2s2k5U" href="http://www.uzmantv.com" target="_blank"><img style="border: none;" src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" alt="UzmanTV" /></a></div>
<div style="padding-top: 7px;"><a id="konulinkn0T0v2s2k5U" style="font-family: Verdana; font-size: 12px;" href="http://www.uzmantv.com/konu/atkuyrugu-nasil-yapilir" target="_blank">Atkuyruğu Nasıl Yapılır</a></div>
</div>
</div>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/atkuyrugu-sac-nasil-yapilir-atkuyrugu-sac-nasil-korunur-videolu-anlatim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusu nasıl önlenir ? Ağız Kokusu nasıl giderilir?</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir-agiz-kokusu-nasil-giderilir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=agiz-kokusu-nasil-onlenir-agiz-kokusu-nasil-giderilir</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir-agiz-kokusu-nasil-giderilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:43:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsimsiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir-agiz-kokusu-nasil-giderilir.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsanları oldukça rahatsız eden ve önemsenmiyor gibi görünse de büyük bir sorun olan ağız kokusu, hastalık habercisi&#8230; Birçok insan sabah ilk uyandığında az da olsa ağız kokusu sorunu yaşıyor; bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanları oldukça rahatsız eden ve önemsenmiyor gibi görünse de büyük bir sorun olan ağız kokusu, hastalık habercisi&#8230;</strong></p>
</p>
<p>
	Birçok insan sabah ilk uyandığında az da olsa ağız kokusu sorunu yaşıyor; bunun nedeni ağzı temizleyen normal fizyolojik mekanizmaların uyurken etkin olmamasıdır. Kısa süreli ağız kokusu önemli bir durum olmamakla birlikte ağızda veya boğazdaki bir sorunla ilgili olabilir. Bazı durumlarda ise, sürekli ve içten gelen ağız kokusu vücut sistemlerindeki ciddi hastalıklardan ileri gelebilir.</p>
<p>
	<strong>Ağız kokusu ve ağız kokusuna neden olan bazı hastalıklar:</strong></p>
<p>
	•    Geçici ağız kokusu kolaylıkla farkedilebilen bir durumdur. Sigara içmek, içki içmek, sarımsak ya da soğan gibi yiyecekleri yemek ağız kokusuna neden olur.<br />
	•    Dişlerdeki çürük sorunu ağız kokusunun en yaygın nedenlerindendir. Yetersiz diş temizliği, çürük diş, dişeti iltihabı, ağız ya da boğaz enfeksiyonu diğer etkenlerdir.<br />
	•    Sürekli ağız kokusu; öksürme, balgam, ateş ve baş ağrısı gibi belirtiler görülüyorsa sinüzit olasılığı düşünülebilir. Solunum sisteminde ölü salgıların birikmesi ve akciğer hastalıklarından meydana gelen solunum yolu enfeksiyonları da ağız kokusuna neden olabilir.<br />
	•    Nefeste tatlı meyve tadında bir aseton kokusu hissiyle birlikte aşırı susuzluk, idrar miktarında artma, zihin karışıklığı gibi belirtiler eşlik ediyorsa şeker hastalığına dikkat! Kontrol edilemeyen 1. Tip şeker hastalığı riski taşıyor olabilirsiniz.<br />
	•    Sürekli ağız kokusunun yanı sıra nefeste amonyak kokusu alıyorsanız; iştahsızlık, kilo kaybı, kaşıntı, baş ağrısı, huzursuzluk, hıçkırık, deride morluk, burun kanaması, uyku hali, mide bulantısı ve kusma, istem dışı kasılmalar, kas seğirmesini içeren sorunlar yaşıyorsanız Kronik Böbrek Yetmezliği düşünülebilir.<br />
	•    Sürekli ağız kokusu; nefeste balık ya da küf kokusu olarak tanımlanabilecek bir durum yaşıyorsanız ve bunun yanında aşırı yorgunluk, kilo kaybı, sıvı birikimi, sarılık gibi rahatsızlıklar var ise ya hızla ilerleyen akut bir durumu, ya da bir karaciğer sorunu ile karşı karşıya olabilirsiniz.<br />
	Ağzınız size sağlığınız ile ilgili haberler veriyor olabilir. Nefesinizin kokusunu test etmek için, elinizi yalayıp salyanızı koklayın ya da bir yakınınza sorun. Birinin nefesi kötü kokuyor ve siz bunu karşınızdakine söyleyemiyorsanız aslında onun sağlığını tahlikeye atmış olduğunuzu unutmayın.</p>
<plusone size="tall"></plusone>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir-agiz-kokusu-nasil-giderilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabetli kadın nasıl gebe kalabilir? Diyabetli Kadınlara gebe kalma yöntemleri</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/diyabetli-kadin-nasil-gebe-kalabilir-diyabetli-kadinlara-gebe-kalma-yontemleri.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=diyabetli-kadin-nasil-gebe-kalabilir-diyabetli-kadinlara-gebe-kalma-yontemleri</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/diyabetli-kadin-nasil-gebe-kalabilir-diyabetli-kadinlara-gebe-kalma-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:05:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/diyabetli-kadin-nasil-gebe-kalabilir-diyabetli-kadinlara-gebe-kalma-yontemleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Anne adaylarının korktuğu hastalık… Doç. Dr. Arda Lembet, diyabeti olan kadınların gebe kalmadan birkaç ay önce özel takip ve tedavi programına alınarak, gebeliği sırasında diyabet ortaya çıkan kadınların ise yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne adaylarının korktuğu hastalık…</p>
<p>Doç. Dr. Arda Lembet, diyabeti olan kadınların gebe kalmadan birkaç ay önce özel takip ve tedavi programına alınarak, gebeliği sırasında diyabet ortaya çıkan kadınların ise yine düzenli takibin yanı sıra kişiye diyet ve egzersiz uygulaması ile sağlıklı bir bebek dünyaya getirebileceğini bildirdi.</p>
<p>Doç. Dr. Lembe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diyabetle yaşamayı bilen, kontrollerini düzenli yaptıran ve hastalığı kontrol altında tutulan diyabetlinin sağlıklı bir bebek sahibi olmaması için ortada bir neden kalmadığını söyledi.</p>
<p>Lembert, gebelik diyabetinin tüm gebelerin yüzde 3-5′i arasında görüldüğünü dile getirerek, gebelik şekeri olanların önce özel bir diyete alındığını belirtti. Hastalığın diyetle kontrol altına alınamaması halinde başka ilaç vermeye gerek kalmadığını fakat kontrol altına alınamayan hastalarda insülin tedavisini uygulamak gerektiğini kaydeden Lembet, gebelikte görülen şekerde bebeği bekleyen riskler bulunduğunu belirtti.</p>
<p>Anneden bebeğe geçen glikozun bebeğin indirmeye çalıştığı sırada insülin denilen bir hormon salgıladığını, bunun sonucunda da bebeğin şişmanladığını anlatan Lembet, insülin tedavisinin bebeğe hiçbir zararı olmadığını çünkü anneye verilen insülinin bebeğe geçmediğini bildirdi.</p>
<p>Lembet, gebelikte saptanan şeker hastalığında bebekte yapısal anormallik görünmediğine dikkati çekerek, gebelik şekeri nedeniyle olabilecek riskleri ise, ‘erken doğum, gebelik zehirlenmesi ve iri bebekten dolayı sezaryen, doğduktan sonra bebekte kalsiyum magnezyum dengesinde bazı bozukluklar, bebeklerin sarılığa biraz daha fazla maruz kalması’ olarak sıraladı.</p>
<p>Gebelikten önce şeker hastalığı bulunanlarda ise şeker hastalığının süresi ve şeker anormalliğinin derecesine göre bebekte görülebilecek anormallik düzeyinin de arttığını belirten Lembet, ”Şeker hastalığı gebelikten önce var ise ve hastalık kontrol altında tutulmamışsa omurilik defektleri, menangom, kalp ve yüz böbrek anormallikleri gibi çeşitli anormallikler oluşabiliyor” dedi.</p>
<p>Lembet, şeker hastalığı olan kadınlarda görme, göz dibi, kalp, tansiyon, böbrek ve sinir sisteminin normal olduğunun tespit edilmesi ve şekerlerinin de kontrol altında olması halinde gebe kalmalarına izin verdiklerini anlatarak, şeker hastalığı olanların gebelik geçirmesinin hastalığın şiddeti ve gidişatını kötü yönde etkilemediğini bildirdi.</p>
<p>Gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığının tanısının, 24-28 gebelik haftaları arasında yapılan önce 50 gram ve bu testin pozitif çıktığı hastalarda da sonrasında yapılan 100 gramlık şeker yükleme testi ile konulduğunu ifade eden Lembet, risk faktörü bulunun hastaların 24. hafta beklenmeden gebelik tespit edildikten sonra şeker yükleme testlerini yaptırması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Lembet, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
”Bebek sahibi olmak isteyen diyabet hastası kadınlar ve gebelik sırasında diyabet teşhisi konan kadınların sağlıklı bir doğum için dikkat etmeleri gereken en önemli konu, düzenli doktor kontrolü, özel beslenme planı ve tedavi programına uymalarıdır. Diyabeti olan kadınların gebe kalmadan birkaç ay önce özel takip ve tedavi programına alınarak, gebeliği sırasında diyabet ortaya çıkan kadınların ise yine düzenli takibin yanı sıra kişiye özel diyet ve egzersiz uygulaması ile sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilirler.”</p>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/diyabetli-kadin-nasil-gebe-kalabilir-diyabetli-kadinlara-gebe-kalma-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sırasında nefes alıp verme yöntemleri &#8211; Doğum sırasında nasıl nefes alınır ?</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/dogum-sirasinda-nefes-alip-verme-yontemleri-dogum-sirasinda-nasil-nefes-alinir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dogum-sirasinda-nefes-alip-verme-yontemleri-dogum-sirasinda-nasil-nefes-alinir</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/dogum-sirasinda-nefes-alip-verme-yontemleri-dogum-sirasinda-nasil-nefes-alinir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:05:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/dogum-sirasinda-nefes-alip-verme-yontemleri-dogum-sirasinda-nasil-nefes-alinir.html</guid>
		<description><![CDATA[Nefes alıp verme, ağrının kontrol altına alınmasına yardım­cı olur ve doğum sırasında doğru nefes alıp vermenin son derece büyük yararı olacaktır. Kasılmalarınızın başladığı ilk aşamada doğal olarak rahat ettiğiniz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nefes alıp verme, ağrının kontrol altına alınmasına yardım­cı olur ve doğum sırasında doğru nefes alıp vermenin son derece büyük yararı olacaktır. Kasılmalarınızın başladığı ilk aşamada doğal olarak rahat ettiğiniz bir pozisyon alarak farkmdalığınızı nefesiniz üzerine odaklayın. Nefes verişini­ze yoğunlaşın. Verdiğini/ nefesle birlikte tüm geriliminizi ve ağrınızı dışarı attığınızı hayal edin.</p>
<p>Bir kasılma başladığında yavaşça, derin bir nefes alın ve sonra aldığınız nefesi kasılma bilene kadar olabildiğince yavaş verin. Kasılmayı doruk noktasına ulaştıktan sonra ge­ri çekilen bir dalga gibi göreceksiniz. Bir sonraki kasılma­nın ne zaman geleceği ile ilgili tahminler yapmaya çalışma­yın. 0 an neler olup bittiğine odaklanın ve buna uygun davranmaya çalışın.</p>
<p>Doğum sırasında bağırmak yararlı olabilir, çünkü ağrınız azalıyormuş gibi hissederek yatışmanıza yardımcı olacaktır. Çekinmeyin. Herhangi bir ses çıkarmak için ağzınızı açtığı­nız zaman vajinanız da rahat olacaktır. Ancak dişlerinizi sıkmak, boynunuzdaki kasların kasılmasına ve gerginlik hissine neden olacaktır. Yumuşak ve ritmik hareketlerle iki yana veya ileriye ve geriye sallanmak da karın kaslarının gevşemesine ve ağrının azalmasına yardımcı olur. Doğum boyunca bedeninizin her zaman mümkün olan en rahat pozisyonda olduğundan emin olun. Uzanın ve normalde bir yoga seansından sonra gevşemek için dinlediğiniz müziği dinleyin. Böylelikle beyniniz bu koşullarda da gevşemeye koşullanacaktır.</p>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/dogum-sirasinda-nefes-alip-verme-yontemleri-dogum-sirasinda-nasil-nefes-alinir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr.Muhsin  Doğaroğlu Kimdir Biyografisi ve Hayatı</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/prof-dr-muhsin-dogaroglu-kimdir-biyografisi-ve-hayati.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=prof-dr-muhsin-dogaroglu-kimdir-biyografisi-ve-hayati</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/prof-dr-muhsin-dogaroglu-kimdir-biyografisi-ve-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.Muhsin Doğaroğlu Biyografisi ve Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.Muhsin Doğaroğlu Kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/prof-dr-muhsin-dogaroglu-kimdir-biyografisi-ve-hayati.html</guid>
		<description><![CDATA[1950 Yılında Tarsus’ta doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Tarsus’ta tamamladı. E.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümünden 1967-1972 döneminde mezun oldu. Fethiye, Adana ve Ardahan’da Tarım Bakanlığı’na bağlı arıcılık ile ilgili kuruluşlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent: 30">
<p>1950 Yılında Tarsus’ta doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Tarsus’ta tamamladı. E.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümünden 1967-1972 döneminde mezun oldu. Fethiye, Adana ve Ardahan’da Tarım Bakanlığı’na bağlı arıcılık ile ilgili kuruluşlarda Teknik eleman ve Yönetici olarak görevler aldıktan sonra 1977 yılında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümüne Asistan olarak atandı. </p>
<p style="text-indent: 30">
<p>1981 Yılında Arı yetiştiriciliği ve ıslahı üzerine Doktorasını tamamladı. 1983 Yılında T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fakültesinde Yard. Doç. olarak görev aldı. 1987 Yılında Doçent 1993 yılında da Profesör oldu.</p>
<p style="text-indent: 30">
<p>1982 Yılında İngiltere’de 6 ay ve 1985–86 yıllarında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde bir yıl süre ile bilimsel araştırma ve incelemelerde bulundu. 1985 Yılında TÜBİTAK Teşvik ödülü aldı.</p>
<p style="text-indent: 30">
<p>T.Ü.Tekirdağ Ziraat Fakültesinde göreve devam etmekte iken 2000 yılında emekli olan Prof.Dr. M. Doğaroğlu halen “Doğa Arıcılık Tic. Ltd. Şti.” adlı kendi firmasnda faaliyetlerine devam etmekle beraber 2005-2007 yıllarında TÜBİTAK tarafından desteklenen bir AR-GE projesi kapsamında Ülke düzeyinde konferans, kurs ve saha uygulama çalışmaları yürütmüştür. </p>
<p style="text-indent: 30">
<p>Akademik yaşamı boyunca çeşitli konularda birçok bilimsel yayınına ek olarak son yıllarda Ülke arıcılığının gelişmesine ışık tutacak ileri düzeyde arıcılık bilgilerini içeren “Modern Arıcılık Teknikleri” isimli bir kitabı hazırlayarak arıcıların ilgisine sunmuştur. Ayrıca arıcılığın bütün konularında her kesime hitap edecek şekilde görselliğe de önem verilerek hazırlanmış “Çiçekten Sofraya Balın Öyküsü” isimli kitabı Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. </p>
<p style="text-indent: 30">
<p>Halen birçok Ulusal ve Uluslararası kongre ve konferanslara katılan veya düzenleme çalışmalarında yer alan, “Arıcının Sesi” isimli derginin editörlüğünü yürüten Prof.Dr.M.Doğaroğlu evli ve 3 çocuk babası olup İngilizce biliyor.</p>
<p>                                  <br/>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/prof-dr-muhsin-dogaroglu-kimdir-biyografisi-ve-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fetüs nasıl büyür? Fetüs Nedir? Fetüs Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.isimsizsevda.com/fetus-nasil-buyur-fetus-nedir-fetus-hakkinda-bilgi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=fetus-nasil-buyur-fetus-nedir-fetus-hakkinda-bilgi</link>
		<comments>http://www.isimsizsevda.com/fetus-nasil-buyur-fetus-nedir-fetus-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 14:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webnetmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.isimsizsevda.com/fetus-nasil-buyur-fetus-nedir-fetus-hakkinda-bilgi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik sırasında normal ağırlığınının yüzde 20 oranında artması olasıdır. İlk üç aylık dönemde kilo artışı genellikle düşük seviyededir. 0,7 ilâ 1.4 kg arasında kilo arlısı olur. Ancak ikinci ve üçüncü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik sırasında normal ağırlığınının yüzde 20 oranında artması olasıdır. İlk üç aylık dönemde kilo artışı genellikle düşük seviyededir. 0,7 ilâ 1.4 kg arasında kilo arlısı olur. Ancak ikinci ve üçüncü üç aylık donemler itibariyle ki­lonuz her hafta 350-450 gr. artacaktır. Hamilelik döneminde alınan kilo fetüs, pla­senta, büyüyen rahim ve göğüsler, fazla dan kan hacmi, depolanmış besinler ve ilave sıvıdan meydana gelir. Pelvik tabanı kasları (aşağıda) rahim, rektum ve mesaneyi des­tekler. Dolayısıyla hamilelik sırasında güçlendirilmiş olmaları yararlıdır.</p>
<p><i><center> Sponsor Alanı
<div style="z-index:9999999999999999999999;position:relative;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-2416163496191899";
/* isimsizblog-336-280 */
google_ad_slot = "3795388185";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
</div>
<p></center></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.isimsizsevda.com/fetus-nasil-buyur-fetus-nedir-fetus-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

